Köyümüzde Kış Başkadır - 1

Tarih : 13 Şubat 2012 Pazartesi

Fotoğraflar : İsa Balcıoğlu










Aile Binasını Yıkmanın 25 Yolu

Tarih : 26 Ocak 2012 Perşembe

Yazar : Sait Balcıoğlu



Aile binası, ehliyetli, evliliğe hazır bir hanımefendi ve bir beyefendi “iki genç” in bütün samimiyetleriyle “EVET” demeleri neticesindeki “nikah akdi ” ile kurulan muazzam bir müessesedir.

İnancımıza ve örfümüze göre aile binasının “ yüreği ” kadındır , “direği ” erkektir. Zaten ikisi birbirini tamamlamak için mükelleftir.

Bu yazımızda hedefimiz, bir aile binasının en önemli iki unsuru olan “ kadını canından bezdirmenin, erkeği burnundan solutmanın yollarını göstererek, “ akl-ı selim ” kafaları düşünmeye sevk etmektir.

 Sitemizdeki bir önceki İsa BALCIOĞLU’nun yazmış olduğu MUTLULUK PRENSİPLERİ’’ başlıklı yazı ile bu yazının içeriği hemen hemen aynı.Ancak acizane olarak bizde  acaba “menfi”den, “müsbet” i çıkarabiliyor muyuz, onu deneyelim istedik. Yıllarca “ aman ha iyi geçinin, yuvanıza sahip çıkın, ele güne karşı gülünç durumlara düşmeyin ”denildi , pek dinleyen olmadı. Bir de meseleye tersinden bakalım dedik bu yazımızda. Nasreddin Hoca gibi bizde “EŞEĞE TERS binelim” dedik. Asıl yolumuzu bulmak için “yollar” a düşelim diye düşündük.
   Şeytan insana kumar,içki,zina,cinayet vs tüm haramları işletsede onu bir aileyi yıkmak,karı-koca arasını açmak kadar mutlu eden bir iş yoktur.
   Güçlü bir aile mutlu bireylerden,güçlü milletlerde güçlü ailelerden oluşur.
   Yazımızda aile kurumunu dini açıdan değil,sosyal açıdan ele almaya çalışacağız.
    Şeytanı mutlu etmek,eşimizi mutsuz etmek ve AİLE’mizi dağıtmak için  HAYDİ BUYRUN  BİR AİLEYİ YIKMANIN EN KOLAY 25 YOLU;

ÖNCE KADINLARA SESLENELİM.

1- Ey kadın; eşin erkeğin hakkında önyargılı, şüpheci ol. Ona karşı şer, şerir düşüncelerle dol. “Dırdırın, vırvırın” olsun yanında bol bol.

2- Ey kadın; eşin erkeğin seni pis kokulu, pasaklı, dağınık, tiksintili gördükçe çıldırsın. Senin pejmurdeliğin, tertipsizliğin, düzensizliğin, tedbirsizliğin, kendine ve evine karşı ilgisizliğin, bakımsızlığın onu senden bıktırsın. Ona karşı yapacağın her hoş olmayan davranışın onun canını sıktırsın.

3- Ey kadın; eşin erkeğin için, süslenme, güzelleşme, ona karşı alımlı, bakımlı, cazibeli, çekici olma.

4- Ey kadın; eşin erkeğin eve geldiğinde, “yahu be kadın senin şu evinin hanımı, eşinin karısı, gönlümün yarısı olmayışından bıktım artık, senin şu anlayışsızlığından usandım artık” dedirtecek tutum ve haller içine gir.

5- Ey kadın; eşin erkeğinin yanında çocuklarına karşı ilgisiz, sevgisiz, hizmetsiz ol. Çocuklarının kirli, paslı, bakımsız olmalarını sağla. Olumsuz gidişatınla onun yüreğini yaralayarak dağla.

6- Ey kadın; eşin erkeğinin karşısına çık “komşunun karısı saçını boyuyor , arkadaşım bol bol uyuyor, benim onlardan ne eksiğim var, ben de istediğim gibi boyanırım, giyinirim, yaşarım” de onu kızdır, onun içine hırsı, öfkeyi sızdır.

7- Ey Kadın; eşin erkeğinin işine durmadan karış, işlerini karıştırarak onunla yarış. Onu lüzumsuz yere telefonla ara, rastgele isteklerini sırala.“Sen ne biçim erkeksin” de dur delirt onu.

8- Ey kadın; eşin erkeğinin maaşını sorgula “sen az alıyorsun , başkaları senin iki katını kazanıyor , zaten iş yerinde sana değer veren yok ki..” de , çizgiden çıkart onu.

9- Ey kadın; eşin erkeğinin elini kurut savurganlığınla, israf severliğinle. “Onun, şunun , bunun her şeyi var , benim niye olmasın ki ” de diret. Ona her dediğini yaptır. Tasarrufu unut. Onun gelirinden fazla harcama yap. Harcama yapmaktan keyif al.

10- Ey kadın; eşin erkeğini her fırsatta hor, hakir gör. Onu ruhen, zihnen yor. Hatta zaman zaman ondan hesap sor.

11- Ey kadın; eşin erkeğin, senin evdeki, çarşıdaki, sosyal yerlerde ki hoş olmayan davranış biçimlerine tanık oldukça dertten derde girsin. Kederlensin.

12- Ey kadın; eşin erkeğinin anne ve babasını üz. Onların yanında onlara soğuk dur, onlara surat as. Onları çekiştir. Onların aleyhinde tavırlar üret.

13- Ey kadın; eşin erkeğine “ ben her şeyden daha önemliyim, ne olursa olsun benim, herkesten daha çok ilgiye ihtiyacım var, sen umurumda bile değilsin ”gibi tavırlarla çıkış. Ona karşı bağır, çağır, ondan hep şikayetçi ol.

14- Ey kadın; eşin erkeğinden sonra kalk yatağından. Sık sık tembelliğe bürün. Eşin erkeğinin kahvaltı yapamamasını sağla. Onu kahırlandır. Onun iç dünyasını bunalt.

15- Ey kadın; eşin erkeğin nelerden hoşlanmıyorsa onu inadına yap. Ona “sen sensin, ben benim” de.

Evet buraya kadar kadına seslendik. Bu kadarla yetindik. Şimdi ERKEĞE seslenelim;

16- Ey erkek; eşin kadınına hiçbir zaman değer verme. Ona kol, kanat germe. Eşin kadının evde var mı yok mu hiç önemseme.

17- Ey erkek; eşin kadının sana bir derdini , sıkıntısını açmaya ve anlatmaya kalkışırsa “eee…, haaa…, hiiii…, daha başka, aman sende ne kadar da bıktırıcısın” gibi rahatsız edici sesler, mırıldanmalar çıkart. Onu umursama, dikkate alma.

18- Ey erkek; eşin kadının ne pişirirse beğenme. O sana ne söylese kulak ardı et. Sana güzel, çekici, cazibeli gözükse dahi onu çirkin ve kötü gör. Bakışınla, duruşunla onu yor.

19- Ey erkek; eşin kadının seni dört gözle beklese de, geciksen de, gelmesen de haber verme. Öyle onu arayarak “ hayatım şu sebepten dolayı gecikeceğim veya gelmeyeceğim” deme sakın.

20- Ey erkek; eşin kadının için “yahu el insaf o da bir insan, o da bir can, ihtiyaçları ve istekleri vardır” diye düşünme. Evden çıkarken, eve gelirken “ evimin çiçeği, gönlümün güzeli, bir isteğin, bir diyeceğin var mı? ” deme. Öyle erkekliğinden taviz verme.

21- Ey erkek; eşin kadının her ne yaparsa mesele haline getir. Ona acımasızca suratını as, yüzünü ekşit, işine geleni işit. Şirretini takın, bağır, çağır, ona karşı olma asla yakın. Onu soğuk duruşunla, vurdumduymaz oluşunla çıldırt.

22- Ey erkek; eşin kadınını, çocuklarınızın yanında azarla, hor, hakir gör. Onu kötüle, çirkin kelime ve cümleler sarfet. Becerisizlik ve görgüsüzlüklerini yüzüne vur. Adeta hesap sor, onu yor.

23- Ey erkek; eşin kadınına karşı sevgili, saygılı ve hoşgörülü olma. Onun yüzüne bakma. Onu kafana takma. Sakın ondan etkilenipte kendini salma. Onun hoşuna gidecek hayaller içine dalma.

24- Ey erkek; eşin kadınına “yinemi annenlerdeydin? Yine mi komşuya uğradın? Yine mi annenler geliyor? Yinemi komşuların dırdırına maruz kalacağız? ” gibi sözlerinle çıkış.

25- Ey erkek; eşin kadınına güç gösterisinde bulun. “Bu evde güçlü benim, otorite benim, bu evde benim dediğim olur ” de. Onu huzursuz et. Onu devamlı bunalt.

Evet buraya kadarda erkeğe seslendik. Onun içinde bu kadarla yetindik.

Son nokta;

Kadın ve erkek, birbirinin ruhunu hasta etsin, gönlünü incitsin, kafasını karıştırsın, inadına birbirini yarıştırsın, yıkıcı bütün imkanları aleyhine kullansın yeter. Artık çekilmez bir hayat, yaşanmaz bir yuva, paramparça bir aile ortamı oluşturulsun yeter. Eşler yorulsun, pes etsin yeter. Aile binasının yıkılması için, elden ne gelirse yapılsın yeter.

Ve güzel bir şekilde gerçekleştirilen evlilikle kurulan aile binası yıkılsın! Yuva dağılsın! Böylece bir “aile ocağı” daha söndürülsün!

Eeee.. Ne de olsa bir imtihan dünyasındayız!

Mutluluk Prensipleri

Tarih : 19 Kasım 2011 Cumartesi

Yazar : İsa Balcıoğlu


Tecrübeler sonucu, âlim ve psikologların aile mutluluğu için tespit ettikleri bazı prensipleri birlikte hatırlayalım:

1. Kısa ayrılıklar, ailevî ilişkileri güçlendirebilir. Uzun ayrılıklar ise aile için yıkım olabilir. Uzun ayrılıklardan uzak duralım.

2. Mutlu bir beraberlik için taraflar birbirinin psikolojisini, yapı ve karakterlerini iyi tanımalıdır. Ancak bu şekilde yıkıcı aşırılıklardan uzak kalınabilir.

3. Hiçbir anlaşmazlığın uzun süreli olmasına fırsat vermemeli. En kısa zamanda tatlıya bağlanmalı.

4. İster eski nişanlısı, ister önceki eşi olsun geçmiş deneyim ve hatıralardan söz etmek doğru olmaz.

5 .Aşırı idealist olmamalı, normal yaşamalı ve karşı taraftan mucizeler beklememeli.

6. Eşler, sevgilerini her vesileyle birbirlerine ifade etmelidirler.

7. Üzüntüye teslim olmamaya çalışılmalı; hayata sürekli ümitle bakılıp ve güler yüzlü olunmalı.

8. Küçük ve büyük her kusurda incitici ve kırıcı tenkitlerden titizlikle sakın. Affedici ol.

9. Tartışmayı çıktığı noktada tutmaya çalış; geçmişte kalmış diğer bir konuyu da içine alacak şekilde genişletme. Tartışmayı kontrolünde tut. İnisiyatifin elinden kaçmasına fırsat verme.

10. Yersiz ve mesnetsiz kıskançlık, kuşku ve şüpheler yıkıcıdır. Realiteye bak, zan ve kuruntulara göre hareket etme.

11. Eşine, hem sana hem de kendi kendisine güven telkin et. Ona güvendiğini göster.

12. Mutlu olabilmen için, iyi bir eşle evlenmiş olman yetmez; senin de münasip bir eş olman gerekir.

13. Temizlik imanın yarısı ve kalıcı bir sevginin temel şartıdır.

14. Hayat arkadaşınla mutlu bir hayat için, kişiliğinin ayrılmaz parçası saydığın bazı şeylerden ödün vermen, esnek olman gerekebilir.

15. Kendin için istediğin güzel şeyleri hayat arkadaşın için de iste, kendini düşündüğün kadar onu da düşün.

16. Almak kadar vermeyi de bil. Sürekli verdiğinden daha fazlasını almaya, ya da vermeden almaya çalışma; bencil, egoist olma.

17. Her erkek, hanımının her konuda en iyisini yapmaya çalışan; güneş gibi sevgi ve şefkatiyle kendisini ısıtan ideal bir eş olmasını ister. Her hanım da, kocasının tam güvenilir güçlü bir kişilik sahibi, her türlü ihtiyaçlarını temin edecek bir kimse olmasını arzu eder. Taraflar, bu ideal standardı yakalama gayreti içinde olmalıdır.

18. Hayatta eksik olmayan her sıkıntı ve olumsuzlukta hemen eşini suçlama; konuya insafla bak.

19. Yalnız bugünü yaşa, geçmişte yaşanmış üzüntüleri ve henüz gelmeyen yarınki kaygıları bugüne taşıma. İmkanların çerçevesini aşmadan yaşamaya bak.

20. Nikâh akdinin çok mukaddes bir bağ ve Allah’a verilmiş bir söz olduğunu bil. Bu konuda ileride pişman olacağın bir adımı atmadan önce bin kez düşün.

21. Aile hayatı için aşk ve sevgi önemli ve zorunlu olmakla birlikte, ailenin sadece bunun üzerinde duracağını sanma. Başka niteliklerin de bulunması gerektiğini bil.

22. Hayat arkadaşına karşı örnek davranışlar sergile; iyi kişiliğini sadece dilinle değil, davranışlarınla da ortaya koy.

23. Olur olmaz, komşu ve akrabalarının aranıza girmesine fırsat verme; mümkün mertebe aile içi problemleri kendiniz halletmeye çalışın.

24. Hayat arkadaşında hata olarak gördüğün bazı şeyleri düzeltmede aceleci olma; değişmesi için zamana ihtiyaç duyan kusurlar olabilir. Ufak tefek hataları büyütme.

25. Evliliğin yükümlülük ve sorumluluklarını gönül hoşluğuyla kabul etmeli ve tam bir özgüvenle üstlenmelisin.

26. Anlaşmazlık ve tartışma sebeplerinden mümkün mertebe sakın.

27. Eşinle müşterek işler yapmaya vakit ayır ki, ileride sizin için mutlu hatıralar kalsın ve sizi birbirinize daha çok yaklaştırsın.

28. Eşine, son derece serbestçe kendini ifade etme ve yeteneklerini geliştirme fırsatı tanı. Hiçbir yönünü alay konusu yapma.

Hanımları ilgilendiren kurallar

29. Malî haklara saygı gösterilmeli ve bu asla ihmal edilmemelidir. Tartışma konularının başında bu konu gelir.

30. Mümkün oldukça, dış problem ve üzüntülerine eşini ortak etme, kendin üstesinden gelmeye çalış. Fakat sevinçlerinde onu unutma.

31. İstişare, aile hayatında önemli bir prensiptir. Eşlerden her biri aile hayatında kendisini ortak görmeli ve bir kenara itilip ihmal edilmediğini hissetmelidir.

32. Aile mutluluğun, evde hiçbir problemle karşılaşmamana değil, problemlerin üstesinden gelebilmene, onları çıktığı noktayla sınırlı tutmana, eşinle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesine fırsat vermemene bağlıdır.

33. Problemden kaçmak, hele hele evi terk etmek çözüm değil. İyisi mi, sakin kafayla düşünüp problemin çözümüne hemen başlamak.

34. Bir tartışma esnasında eşinin güzel yönlerini ve iyiliklerini de hatırlamaya çalış; beğenmediğin yönlerinin, tüm iyiliklerini örtmesine fırsat verme.

35. Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez. Ailevî tartışmalarda, yaralayıcı sözler sarf etmekten sakın, yoksa küçük bir mesele yüzünden onun sevgi ve ilgisini tümden kaybedebilirsin.

36. “Onurum”, “gururum” türü kelimeler, şeytanın sıkça tuzak olarak kullandığı sözlerdir. Bir tartışma esnasında şeytan bunları bahane ederek taraflara hatasını güzel gösterir ve barışma kapısını kapatmaya çalışır.

37. Çocukların yanında eşinle tartışmaktan veya sesini yükseltmekten sakın. Çünkü çocuklar, öncelikle ebeveynlerini örnek alarak ve taklit ederek öğrenirler. Bu tür problemler ve çözüm yolu çocuğun zihninde yer edecek ve ileride üzerinde olumsuz etkisini gösterecektir.

38. Hanım, eşinin, bağlanılmaya layık ideal bir kişilik olduğunu, kendisiyle iftihar ettiğini ona hissettirmelidir.

39. Hediyeleşin ki sevginiz artsın ve bu, mutluluk ve sevinç her vesileyle sizin âdetiniz olsun.

40. Akıllı hanım, gerek kendinin gerekse çocuklarının ihtiyaç ve isteklerini sunmak ve eşinde düzeltmesini istediği bir davranışı düzelttirmek için en uygun vakti kollar. Bazen uygun vakit zannettiği, gerçekte uygun olmayabilir. İyi düşünmelidir.

41. Seni ilgilendirmeyen konularda eşini sorularınla bunaltma. Sana açmak istemediği sırlarını ısrarla öğrenmeye çalışma.

42. Evde bir köşeye çekilip tek başına oturmayı âdet haline getirme, mümkün mertebe eşinle ilgilen.

43. Çalışan bir kadın, birinci sorumluluk alanının evi olduğunu unutmamalı. Evinin işleriyle işyerinin işlerini birbirinden ayrı tutmasını bilmeli.

44. Eşinin akrabaları ziyarete geldiğinde hoşnutsuzluk göstermemeli. Aksine, onları güzel bir şekilde karşılayıp ağırlamada örnek bir tutum sergilemeli.

45. Özellikle kaynanana hürmet et, ona ailenin geleneklerine göre en güzel şekilde hitap et. Onunla tartışmaya girme. İleride gelininin sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.

46. Hz. Peygamber, komşu hakkı üzerinde çok durmuştur. Komşuya iyilik etmek, sevinç ve tasalarına ortak olmak, yardımı esirgememek dinimizin emridir.

47. Sürekli görüş ayrılığı, zamanla gönül ayrılığını da doğurur. Bazen, ikna olmasan da eşinin görüşüne katıl. Yeter ki, yapılan iş Allah’a isyan sayılan bir şey olmasın.

48. Evde eşinin ihtiyaç duyduğu sükuneti sağlamak için çocukları zihin geliştirici oyuncaklarıyla oyalayabilirsin.

49. Çocuklar Allah’ın büyük nimetleridir. Onları ihmal ederek, iyi terbiye etmeyerek veya başka herhangi bir işi daha önemli sayarak bu nimeti azap vesilesine çevirme.

50. Çocuk bakımı ve terbiyesiyle ilgili sağlıklı bilgiler edinmeli ki, her aşamada onlara nasıl davranılacağı bilinsin. Böylece ruhen ve bedenen sağlıklı yetişsinler.

51. Ahiret işlerinde eşler birbirine yardımcı olmalı. Dünya kadar ahireti de arzulamalı ve önem vermeli.

52. Savurganlık aile mutluluğunu bozar. Allah’ın nimetini yok eder. Allah savurganları sevmez. Tutumlu ol ki, yokluk çekmeyesin.

53. İyi niyet ve hayırhahlık bahanesiyle de olsa, arkadaşlarının senin özel hayatına karışmasına izin verme.

54. Evinin sırlarını ne bir dostuna, ne de bir yakınına anlatma. 

İsmail & Sabriye Çelikpençe Hacca Gitti

Tarih : 6 Ekim 2011 Perşembe


Köyümüzden İstanbul'da ikamet eden İsmail Çelikpençe ve hanımı Sabriye Çelikpençe, 05 Ekim 2011 Çarşamba günü, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından kalkan uçakla hacca gittiler.

Yaklaşık 50 gün kutsal topraklarda kalacak olan hacılarımız, hac dönüşünde köyümüzde verecekleri hac pilavına tüm hemşerilerimizi davet ettiklerini belirttiler.

Kendilerine hayırlı yolculuklar dileriz...

Garip değil mi?

Tarih : 26 Eylül 2011 Pazartesi

Yazar : Sait Balcıoğlu

GARİP DEĞİL Mİ?

1) Alışverişe giderken 10 TL ne kadar küçük geliyor gözümüze… Camiye bağışlamamız gerektiğinde 10 TL ne kadar da büyük gözüküyor gözümüze..GARİP DEĞİL Mİ?

2) Eğlenmek veya futbol maçı oynamaya kalktığımızda 1 saat ne kadar çok kısa geliyor bize….Allah yolunda çalışmaya kalktığımızda aynı vakit ne kadar da uzun gözüküyor gözümüze…. GARİP DEĞİL Mİ?

3) Bir cüz Kur’an okumak için ne kadar da emek sarfediyoruz….Çok satan bir romanın iki yüz sayfasını okumak ise bizim için ne kadar kolay….GARİP DEĞİL Mİ?

4) Kur’an’ın dediklerini sıkı sıkıya sorgularken,gazetelerin yazdıklarına hemencecik inanıyoruz….GARİP DEĞİL Mİ?

5) Namaz kılarken okuyacağımız ayetleri şaşırabiliyoruz da,bir şarkı-türkü söylerken veya arkadaşımızla konuşurken bülbül gibi şakıyoruz….GARİP DEĞİL Mİ?

6) İslami bir faaliyete vakit ayarlamak ne kadar zor oluyor….Başka bir sosyal etkinliğe vakit bulmamız ne kadar da kolay oluyor…GARİP DEĞİL Mİ?

7) Bir iki Kur’an ayetini ezberlemek için nasıl da uzun bir zaman ve çaba gerekiyor…Bir şarkı ezberlemeyi ise az zaman da nasıl kolay başarıyoruz..GARİP DEĞİL Mİ?

Necmiye Kara Defnedildi

Tarih : 5 Ağustos 2011 Cuma



Geçirdiği elim trafik kazası sonucu hayatını kaybeden, köyümüz Kocabıyıklar sülalesinden Necmiye Kara, 04.08.2011 Perşembe günü öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra Çamtepe köyünde toprağa verildi.

Allah rahmet eylesin!

Necmiye Kara Vefat Etti

Tarih : 3 Ağustos 2011 Çarşamba



Köyümüz Kocabıyıklar sülalesinden Kocabıyık Hasan'ın kızı Necmiye Kara, Çamtepe köyü Sineçler mevkiinde, kullandığı vişne işçilerini taşıyan traktörün, virajda devrilmesi sonucu 27 yaşında vefat etmiştir.

Cenazesi 05 Ağustos Perşembe günü öğle namazını müteakiben, Çamtepe Köyünde kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecektir.

Merhumeye Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.